Ana Sayfa

2Haberler(215)
2ABOUT YASİN AKTAY(1)
2İRTİBAT & CONTACT(1)
2Yasin Aktay hakkında(1)
2Tezler(2)
2Araştırmalar(2)
2Makaleler(14)
2RÖPORTAJLAR(8)
2News(0)
2Thesis in Sociology(2)
2Articles(0)
2Papers(0)
2İncelemeleriniz(45)
2Kitap Yorum(4)
2Yeni Şafak Yazıları(206)
2Eski Duyurular(0)
2ANLAYIŞ DERGİSİ YAZILARI(5)
2STAR AÇIK GÖRÜŞ YAZILARI(1)
BİLKAD Salı Söyleşilerinde Ya : Bilgi İletişim Kültür Araştırma Derneği'...[150]
BİLKAD GELECEK 8 HAFTA : Bilgi İletişim Kültür Araştırma Derneği'...[331]
MİLEL VE NİHAL GELENEĞİNİ YENİ : Milel ve Nihal derneğinin aylık konfer...[1346]
Aydın Aktay : www.aydinaktay.com...[1633]
ULUSLARARASI SİİRT SEMPOZYUMU : ULUSLARARASI SİİRT SEMPOZYUMU PROGRAM ...[3776]
::: Tüm Duyurular
Kategori19 
Yazı562 
Üye560 
Son ÜyeDarthVader 

Ziyaretçi Sayısı

Bugün217  
Dün568  
Toplam288.473  
::: DANIŞTAY DER Kİ, ÜNİVERSİTEYE BEYİN NE LAZIM? 27.02.2010
Kategori : Yeni Şafak Yazıları
Yasin Aktay

yaktay@yenisafak.com.tr

15 Şubat 2010 Pazartesi

DANIŞTAY DER Kİ, ÜNİVERSİTEYE BEYİN NE LAZIM?

Meslek liseleri için üniversitelere girişte uygulanan katsayının hedefinin sadece İmam-Hatip mezunlarının üniversitelere devam etmesini engellemek olduğu düşünülüyor. Bugünkü Danıştay kararının hedefi gerçekten bu olabilir, ama bu uygulamayı ortaya koyanların hedefinin sadece İHL'liler olduğu tezi, uygulamanın kapsamı göz önünde bulundurulduğunda hiç de açıklayıcı değil.

28 Şubat döneminde yapılan tehdit değerlendirmesine göre aslında alt sınıfların tamamının irtica kaynağı olduğu ve sınıfsal hareketliliğin dondurulmasıyla irticanın da yükselişinin durdurulabileceği düşünülmüştü. Çünkü o günkü koşullarda irtica sayılan hareketlere insan kaynağının sadece İHL'den değil aynı zamanda alt sınıfların devam ettiği bütün okullardan geldiği hesaplanmıştı ki, kendi algıları açısından bu tespitte haksız da sayılmazlardı.

Onlar açısından kendi oligarşik düzenlerini tehdit eden bir hareketlilik sözkonusuydu. Kentleşme ve eğitimin yaygınlaşması her zaman oligarşik düzenlerin en önemli tehdit kaynağı olmuştur. "İrtica" oligarşik paylaşım düzenine tehdidin kod adıydı. Aslında haksızca ele geçirilmiş, bu uğurda cinayetler işlenmekten çekinilmemiş bir düzenin entrikalarla korunmasından başka bir çare görünmüyordu. İktidarın asıl sahipleri katledilerek gömülmüş oldukları alt sınıf alanlarından bir yolunu (kentleşme ve eğitim yolunu) bularak çıkmış geliyorlardı. Bu gelişin birilerine "hortlama" olarak görünmüş olması anlaşılmaz bir durum değildir. Sorulması gereken şuydu, ama kimse sormadı: Hortlaktan kim korkar? Hortlamasından korkulanlara karşı bir suçluluk duygusu taşıyanlardan başka kim korkar hortlaktan? İsterseniz hortlak filmlerine veya romanlarına müracaat ederek bu işin psikolojisi hakkında güçlü fikirler edinebilirsiniz.

Mezun olunan okulun başarı oranının da öğrencinin başarısına katıldığı bir sistemden bahsediyoruz. Bu sistem açıkça kötü okullardan mezun olanları, başarılı olsalar bile sırf mezun oldukları okul dolayısıyla cezalandıran bir sistem. Bu okulun ne İHL ne de meslek lisesi olması bile gerekmiyor üstelik. Bu da olayda sınıfsal boyutun veya tehdit değerlendirmesinin ne kadar geniş tutulduğunun çok açık bir işaretidir.

Açıkçası, bırakınız kendi halkını, kendi halkının çocuklarını bile kendisine düşman olarak gören bir anlayışın ürünüdür. Bu sistemin arkasında her kim varsa, yaklaşımında açık bir düşmanlığın, bir korkunun bir nefretin bütün işaretleri vardır.

Ancak korkunun ecele faydası yoktur. Hortlak korkusu sarmışsa bir suçluyu, haksızca ele geçirmiş olduğu ne varsa onları kaybetmeden hiçbir film bitmez.

Katsayı uygulamasına gerekçe olarak başvurulan argümanlardan birisi meslek liselerinin okudukları liselerden dolayı zaten bir meslek edinmiş ve aynı türden bir yüksek okula devam ederlerse fazladan puana sahip olacakları için düz liselerden gelenlere nazaran avantajlı olduklarıdır. Bu hem yanlış bir bilgi hem de yanlış bir argüman. Öncelikle bilgiyi düzeltelim: Meslek liselerinden mezun olanlar üniversitelere devamda hiçbir avantaja sahip değiller. Aynı türden iki yılık bir meslek yüksek okula devamda belki bir avantaj var ama o kadar. Aynı türden bir fakülteye devamda bile mezun oldukları lise bir dezavantaj olmaya devam ediyor. Mesela teknik lisenin elektrik bölümünden mezun olan elektrik mühendisliğine gitmek istediğinde katsayı uygulaması onu aynı türden bir okul saymayarak yine engelliyor.

Argüman yanlışı ise üniversiteye giriş sınavının bir avantaj değerlendirmesine konu edilmesidir. Sınav bir başarı sınavıdır ve kimin hangi kökenden geldiğine bakılmaksızın sadece öğrencinin başarısı esas alınmak zorundadır. Aksi takdirde üniversite başarılı olanların girdiği bir yer olmaktan çıkıp ait olduğu çevreyi esas alan bir değerlendirme ölçüsüzlüğüne yakalanmış olur.

Bunun da ilk vurduğu şey bilimin ta kendisidir. Çünkü bilim her şeyden önce bireysel başarı, zekâ ve beyinle yapılan bir faaliyettir. Bilim kendisine lazım olan beynin nereden geldiğine bakmaksızın çalışır. Kendisine lazım olan beyin yakınlarında yoksa bile uzaklara gider, bulur, ithal eder.

Osmanlı bunun adına devşirme demiş, beyne sahip olanın ne ırkına ne sınıfsal konumuna ne de dinine bakmış. İhtiyacı olan beyni bulduğu yerde kapmış. Asırlar süren başarısını da buna borçlu olmuş. Hiç kuşkunuz olmasın, yıkılışı da beyni değerlendirme ölçütlerini yitirmesiyle paralel olmuştur. 28 Şubat döneminde YÖK bütün enerjisini kendi avucunda bulduğu zengin beyin rezervlerini dışlamak için dünyanın en karmaşık sistemini geliştirmiştir. Bu dışlamadan beynin bir kısmı israf bir kısmı da göç etmiştir.

Katsayı ve Başörtüsü yasağı uygulamalarıyla 28 Şubat'çıların bu ülke için beyin ihtiyacı öngörmediklerini, damarlardaki kan ve sınıfsal kökeni daha çok önemsediklerini biliyorduk. Danıştay'ın son kararı da ne yazık ki Türkiye'nin beyne ihtiyacı olmadığını ilan eden akıl-dışı bir karar olmuştur.

Beyni bu kadar dışlamakla akıldan bu kadar uzak düşmek arasında bir ilişki yoktur diyebilir misiniz?


Yazdir Arkadasina Gönder
Okunma : 76 Yazan : Yasin
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Üye Ol | Hatırlat
Dosya Oku
Madımak'ta Hayı.. 79  
Madımak'ta Hayı.. 96  
Vesayet ve Demo.. 80  
Vesayet ve Demo.. 95  
PKK'da "Başarın.. 72  
PKK'da "Başarın.. 94  
PKK Yine Kimin .. 78  
PKK Yine Kimin .. 81  
Türkiye'nin Kay.. 74  
Türkiye'nin Kay.. 81  
Ana Sayfa
Site Ulaşım : yasinaktay@yasinaktay
Kodlama Freede Tasarım webvizyon.net